Açıklama
“Yan yana olmak birlikte olmak anlamına gelmez sevgili dostum. Tıpkı uzakta olmanın bizi ayıramayacağı gibi. Kanıt istiyorsan Cenne ülkesine bak. Onlara baktıkça kötü günlerde birlikte olmadığın zaman iyi günlerde yan yana olmanın bir önemi olmadığını anlayacaksın. Onları yan yana tutan tek şey toprak bağlarıdır. Çıkarları bile değil. Bu oldukça kötüdür, dostum. Devletlerin her zaman çıkarları olmalıdır. En azından çıkarları. Şimdi bana “Benim kişisel çıkarlarım ile yıkılmakta olan bir ülkenin alakası nedir?” diye sorabilirsin. Sanırım bu soruya verecek düzgün bir yanıtım da olmayacak. Ama ülke ilişkileri çoğu zaman insan ilişkileriyle benzer doğrultuda gelişir.
-Bilinmeyen birinden bir başkasına gönderilmiş kayıp bir mektup”
Beş farklı hanedan tarafından yönetilen Cenne ülkesi, yıkılma tehlikesiyle yüz yüze gelmişti. Hanedanlar ülkenin kötü gidişatına bir dur diyebilmek için bir toplantı düzenledi. Ülkenin en tanınmış kâhininden dinledikleri bir kehanetle geleceklerini planlamayı amaçladılar. Ancak hiçbiri kehanetin çözümden çok sorun getireceğini düşünemedi. Ülkenin geleceğini kurtarmak, Selcen’e düştü. Selcen’in yolu, özgürlüğünü elde etmek için her şeyi yapabilecek Barkın ile kesiştiğinde; ikili kendilerini hiç beklemedikleri bir serüvende buldular. Sadece bir davayı çözmek için çıktıkları yolda tehlikeler ve talihsizlikler peşlerini bırakmadı. İkili, kendilerini hayatları boyunca inandıkları şeyleri sorgularken ve olduklarını sandıklarından çok daha büyük seçimler yaparken buldular Bazı şeyleri kurtarmak için geri kalanları feda etmek gerekirdi. Peki, neyin feda edilebilir olacağına kim karar verirdi?
Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.