Açıklama
Bazı kapılar aralandığında, içeriye sadece karanlık değil, asırlardır toprağın altında bekleyen kadim bir nefret sızar. Nusaybin ovasının çorak topraklarında, unutulduğu sanılan mühürler birbiri ardına çatırdıyor. Ailesinin kanlı geçmişini aydınlatmak isterken kendi içindeki zifiri ateşle yüzleşen Lidya, intikam uğruna fani sınırların çok ötesine geçmeye hazır. Fakat gayb aleminin fısıltılarıyla kuşatılmış bu kadim topraklarda hiçbir hesap kapanmadan kalmaz. Boy aynalarının sırrına kazınan tılsımlar, kükürt dumanları arasında saf tutan göçebe kabileler ve bir konağın taş duvarlarına siper edilen sarsılmaz bir inanç… İki alem arasındaki çizgi silinirken, havaya yayılan o keskin gül kokusu bir kurtuluşun mu yoksa yaklaşan büyük felaketin mi habercisi? Zaman daralıyor, fırtına yaklaşıyor. Nusaybin semalarında yankılanan o tekinsiz fısıltı gerçeği hatırlatıyor: Her intikam, önce kendi sahibini yutar.





Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.