Açıklama
“Bazı apartmanlar vardır; içinde yaşayanlardan çok, yaşanamayanları barındırır. Bu apartmana taşındığımda ilk fark ettiğim şey sessizlikti. Ama bu tür bir sessizlik, huzurdan değil alışkanlıktan doğar. Yıllardır aynı saatlerde çöplerin indirildiği, aynı günlerde merdivenlerin silindiği, farklı hayatların birbirine değmeden sürdüğü bir sessizlik… Ben buraya bir hayat kurmaya gelmedim. Bir hayattan sessizce kurtulmaya geldim.
Evi gezerken emlakçı odaları saydı. Salonu, ebeveyn banyosunu, çocuk odasını… Henüz ebeveyn olmamış insanların yaşadığı bir evde, her şey çoktan adlandırılmıştı. Sanki toplum, biz karar vermeden önce planını yapmıştı. O gün düşündüm; ilişkiler de böyleydi. İçine girmeden isimleri konuluyor, yaşanmadan roller dağıtılıyor, bitmeden suçlular belirleniyordu.
Bu apartman, bir binadan fazlasıydı. Burası, bir çağın ilişkiler mimarisiydi. Her daire başka bir hikâye anlatıyordu; ama kimse yüksek sesle konuşmuyordu. Kapılar kapalıydı, perdeler ise yarı açıktı. Herkes birbirini görüyordu; ama kimse kimseyi gerçekten tanımıyordu. Bazı evlilikler vardı; aidatı düzenli ödeniyor ama içinde kimse yaşamıyordu. Bazı ilişkiler vardı; herkes biliyordu ama kimse sormuyordu. Bazı kadınlar vardı; çok sevdiği için suçlanıyor, az sevdiği için eksik bulunuyordu. Bazı daireler vardı; uzun süre içi boş kalmıştı. En çok da onlar hakkında konuşuluyordu. Çoğunluk, fantezilerini ve hayallerini bu boş dairelerin içine dayayıp döşüyordu.
Ben, bu apartmana yeni taşınan kadındım. Hiç evlenmemiştim. Bu bilgi bile burada bir kişilik özelliği sayılıyordu. Bazıları için bir eksiklik, bazıları içinse gizli bir tehdit. Oysa sadece yorgundum.
Aşktan değil; aşk adına yaşananlardan…”





Ezgi Yapar –
Yazarın ilk kitabını çok beğenmiştim. Bu romanını da hiç düşünmeden sipariş ettim. Heyecanla bekliyorum…